Özel Devlet , Genel Devlet & Beni Silahlarınız Değil Ama Salaklığınız Öldürecek !
Makaleler / 28 Ocak 2018 Pazar Saat 09:43
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Duvar gazetesi yazarı akademisyen Dinçer Demirkent ´in iki farklı yazısında sorduğu iki soru yazımızın esin kaynaklarıdır , sorularımız :

1- Türkiye Cumhuriyeti hala bir devlet midir ?

2- Özel cumhuriyet olur mu ? dur.

En büyük ve yasal mafya örgütü olarak devlet sürekliliğini ve dolayısıyla toplumsal meşruiyetini rıza (kabul veya olur bildirme ) ile sağlar (ne alaka! ama eminim bazıları bunu amerika da yargılanmadan önceki rıza sarraf olarak anladı , zira rıza sarrafa rıza göstermek türklüğün kızılelmasıdır ). Rıza , coşkulu bir katılım ve tam bir uzlaşı şeklinde olabileceği gibi çaresizce boyun eğme şeklinde de gerçekleşebilir. Her iki durumda ve diğer tüm ara formlarda rıza sürekli üretilen bir şeydir. Rıza üretimi durduğunda veya sekteye uğradığında yönetim krizleri baş gösterir ve eğer toparlanma sağlanamazsa yıkımla sonuçlanır. Köleci devletlerde bile sistem, köleler ve sahipleri arasında oluşturulan rıza ile sürdürülebilir olabiliyordu. Türk ulus devletinde ise rıza, cari açığı kapattığı , deli dumrula hakkını (yüzde yirmi artı ayak takımı masrafları) verdiği ve yanına konulan mit in fedakar asenasıyla kopmaz bağlar kurabildiği (yavru kurt üretimi, nikah ,aşk ,masal vs. ) oranda türetilen bir devşirmedir. Devşirmelik sistemi ve devşirilmişler bizzat rızanın kendisidir. Mehmet Şimşek gibi iki kere devşirilmiş ( çift kaşarlı ) , asenasının köpeği , yavru kurtların soysuz babası, harem ağası, devşirme, toplumsal rızanın etnik bileşenini temsil ediyorken dini yurtlarda çocuk istismarı konusunda ihtisas yapmış alimler dini rıza örnekleridir. Aziz Sancar gibi nobel almış bilim insanları(!), Nedim Şener,Levent Gültekin ve Cüneyt Özdemir gibi bağımsız ve çağdaş gazeteciler (!), evlatlarını bir gece ansızın führere kurban veren koç ailesi gibi , sonradan müsülman şems ethem gibi müteşebbisler, Acun Ilıcalı ve Fatih Ürek gibi yüzünü batıya dönmüş ama dadaş kalabilmiş kanaat önderleri ve başarı örnekleri , Emel Sayın ,Ebru Gündeş, Filiz Akın ,Ayten Gökçer gibi devletin bekası için acem veya arap zenginlerine herşeylerini veren devletiyle nikahlı sanatçılar, A.Güneştekin , Yılmaz Erdoğan gibi kontr sanatçılar , domuz bağının insan üzerindeki etkileri konusunda deneyleri olan patolojik vak´a ve islam devletinin öncülü hizbul kontra rızanın birer örneğidir.

T.C. hiçbir zaman modern anlamda bir devlet olmadı. Olmuş gibi yaptığı zamanlarda bile aslında murat edilen şakalaşmaktı .Kimileri bunu ciddiye alıp modernizmin eleştirisi olarak açıklamaya çalıştıysa da bu doğru değil ağamız sadece bizimle biraz eğleniyordu

o kadar .Sorun devlet olmayı bu kadar ciddiye alanlarda . Anayasa dediğin altı üstü bir Burhan Kuzu´luk iş (ki o da Türk malı erman kuzunun manevi babasıdır) J.J. Rousseau ´ yu nerde bulacağız? ... Yasama dediğin Kemallerden, İnönülerden Hasan Değerlere , Mehmet Metinerlerden Türkeşlere Ağarlara koç gibi adamların istihdam alanıdır . Yürütme , alenice yürütme ve satıştır.Erdoğan başbakanken yaptığı bir konuşma da ´´Ben ülkemin başbakanı olarak ülkemi pazarlamakla mükellefim´´ demişti . Yargı ise sadece kürtlerin ve şakadan anlamayanların kafasındaki tokmak ...

Devlet gerek tarihsel ve gerekse de modern anlamıyla kamusal bir organizasyonu ( genele ilişkin olmayı ) ifade ediyorken

T.C. de devlet en başından beri özeldir. ´´Lan sen benim kim olduğumu biliyormusun ? Ben devletim devlet ! ´´diye açıklanabilinecek iken , ´´ hey corc (duruma göre hans) burası benim evim, burda kuralları ben koyarım adamım taam mı ? ´´ olarakta açıklanabilir . Genele ilişkin alanlarda edep dışı bir ortam olsa bile önceden belirlenmiş ve sabitlenmiş kaideler , denetim ,eleştiri vb şeyler gereklidir. Ancak özel alanlar tamamiyle sahibinin hayal dünyası ve zevklerince şekillenir , kurallar her an değişebilir ,´´ ister severim ister döverim kime ne?´´ kuralı dışında tüm kurallar değişkendir. Vestfalya düzeninin en sevilen yanı´´ iç işlerime kimse karışamaz´´ , ´´egemenliğimizi tartıştırmayız´´ ve dışarıya karşı milli birlik duruşudur. Kamusal olmayan özel örgüt, labaratuvar koşullarında , normal olmayan şartlar altında spesifik bir amaç için üretilmiş bir ( leviathan )canavardır . Kullanışlı bulunduğu sürece , fonksiyonel özelliklerinden dolayı ömrü uzatılmıştır. Uzun ömürlü olması başarısından değil kullanışlılığındandır. Artık ertelenemez kesin yıkılışı ,( tabi ki beklemeyle olmaz) , kullanışlı olma hali bittiği ve öngörülemezliği başta olmak üzere özel devlet oluşundan ve anlam arayışında olanların varlığından kaynaklanmaktadır . Birileri artık bu saçmalığa dur diyebildiği , gereken bedeli ödediğindendir .

Devlet kadroları yetkilerini ve etkilerini devlet mekanizması içerisinde konumlandıkları misyonlarına uygun işlev ve uyuma değil egemenliğin kaynağı, dolayısıyla devletin nedeni olan tinsel varlığa itaate borçludurlar . Yani bir sistem olarak ´´devlet´´ adamları yoktur

T.C. ´de tanrısal bir varlık olarak ´´devlet´´ sayesinde var olan adamlar vardır. Mesela bir yargıç iyi bir hukukçu olduğu ,hukukun gereklerini yerine getirebildiği için yargıçlık yapamaz , devletin bekasına olan duyarlılığı , milli ve yerli menfaatlere göre yorum yapabildiği için yargıçlık yapabilir. İşgal ettiği pozisyon bir kimlik kazandırmaz , yüceliğe itaati sayesinde bir kimlik edinir. Değilmi ki hukuk devleti olmayan , hukukun üstün olmadığı ve en hasta ´´diyor ´´ beyinlerin ürünü yasalarına, uyma zorunluluğundan bile muaf bir sistemde yargıça ihtiyaç yoktur. Tüm türk tarihi boyunca tek bir hukuk insanı çıkmamıştır. Hukuk Türkün doğasına aykırıdır .Tıpkı barışın aykırı olduğu gibi... Türk´e göre içte ve dışta hukuk salak batıyı (ya da artık hakimiyet kimdeyse) kandırmanın bir yöntemidir. Geçerli olan tek hukuk fetih hukuku , talan düzenidir.

Tüzel bir varlık ve hegemonya aracı olarak devlet modern anlamıyla siyasal olarak, iktidar artı muhalefet artı sivil toplumdan oluşur. Devlet çatısı mutlak uyum, uzlaşı veeşgüdüm alanı değildir. Muhalefet ve sivil toplum en az iktidar (hükümet) kadar siyasal alanın belirleyicisidir. Devletin muhtaç olduğu meşruiyetin en önemli üretim tesisi devlet çatısı altında korunan siyasal alandır. Çoğulcu siyaset ve siyasal alanın özgürlük düzeyi en büyük meşruiyet kaynağıdır. T.C. de siyaset alanı mutlak bir uyum alanıdır. Kürtler de parazit yapmasa siyasal alanın temel sorunu ve iştigal alanı , dışta Yunanistan ´a en çok kim efelenebilir ile alçak Ermeniler kendilerini bize zorla öldürttüleri kim daha iyi yutturur , içte İ.Küçükömere göre Türkiye´de sol sağ , sağ sol ise asgari ücret ne kadar olamaz , olsabilse çay ve simit bazında açıklanamaz ,zaten simitte ayranla içilemez dir . Görüldüğü üzere T.C. de iç siyaset dış siyasete göre daha toplumcu(!) ve daha sofistike (!) konularla ilgili iken dış siyaset geçmişinin tesirindedir. Dünyanın her yerinde devlet at, iktidarlar jokey iken T.C.de devlet ve millet bütünleşmesinin bir sonucu olarak devlet ve iktidar beraber sentor (insan başlı at) dur. Tuhaf olan ise tuhaflığın bunda değil hükümetin bu bileşimde sentorun insan kısmını değil yalnızca ve yalnızca at kısmının ayaklarındaki nalları ifade ediyor oluşudur .Evet Türk ulus Devletinde hükümet naldır. Daha ötesinde bir şey değildir ve olamaz olması teklif dahi edilemezdir.

T.C. bir süredir ikinci cumhuriyetinin doruk noktasını yaşıyor. Geçmişte devletmiş gibi hareket etmek zorunda olduğu noktalarda bile artık daha rahat ve kaygısızca örtünme ihtiyacı hissetmeden hareket ediyor. ´´Devletmişiz gibi çek panpa ´´da demiyor. Bu fütursuzluk neden? Kanımca çöküş döneminde hareket kısıtlaması yaşamasın diye tüm bağlarından kurtuluyor. Enver , talat ve cemal in osmanlının yıkılışı döneminde Almanlardan aldıkları icazetle katiller ordusu kurarak geçirdikleri sürecin benzerini yaşıyorlar . Ah şu çılgın türkler ! tarihin vazgeçilmezi oldukları fikrinden hiç vazgeçmeyecekler. Daima, bekçiliğini yapacağımız bir efendi bulur himayesinde yaşarız, olmadı zayıfların üzerine çullanır kanlarıyla besleniriz daha da olmadı bir keriz bulur kendi yerimize azraile onu veririz diye düşünüyorlar. Deccal sofrasının daimi baş köşe misafiridirler. İstismardan sorumlu suistimal uzmanı Türk ulus devleti şansını çevresinin zaaflarını yönetebilmeye borçludur. Gücünü ise son devşirme köle kürde...

Yeni imparatorluklar çağına giriyoruz. Geçmişinde imparatorluk tecrübesi olan türk ulus devleti yeni emperyal hayaller kurmaktadır. Kürtler dışında hiçbir etnik grup veya ulus ile kimlik sorunu yaşamadan hakimiyet kurabileceğini düşünmektedir. Ancak kazın ayağı öyle değildir. İnsanlığa hiçbir katkısı olmamış bir soykırımcı devletin artığı kimseyi etrafına toplayamaz. Orhan Pamuk ´un okuyucuları Tolstoy´unkilere yön veremez . Malkoçoğlu ile Matriks eşitlenemez. Robespier´in olduğu yerde kemali anmak hayasızlıktır. Dünyanın en büyük terör organizasyonu olan Türk ulus devletinin bekçiliğine aday olabileceği devletler ingiltere ve almanya dır. Ruslar sadakatten nasibini almamış hain bekçiyi istemez. Amerika ise çoktan kapısından kovduğu halde bir türlü paçasını kurtaramıyor bu yılışıktan ... Çin zaten derin tarih bilincine ve hassas sınırlara sahip . Uygurları terörize edenlerle iş tutmaz. Çaresizlik Almanlara çok şey yaptırabilmiştir aynı şekilde ingilizlere de ...Bakalım hangisi koynunda yılan beslemeyi daha çok seviyor. Almanlar daha istekli gibi . Vestfalya da doğan uluslar düzeni almanların türk aşkı nedeni ile yine almanyada yeni bir halklar düzeninin kurulmasına neden olabilir. Ki ben , yeni enternasyonali kuracak olsaydım avrupanın son ama muhteşem ulus devleti almanya da kurardım . İngilizler savaş anı gelip çattığında güçlerinin efendisi gibi değil korkularının esiri gibi hareket ederler . Kraliçenin hükümeti hep sonrayı düşünür.

T.C. nin çaresizce yıkılışını izlemek yerine restoasyonuyla ilgilenmek isterler . Naçar kalınca yeni kurulacak sisteme sızmaya çalışırlar. Görünür gelecekte artık bir devletmiş gibi hareket etme zorunluluklarından azad olmuş Türk ulus devleti kalmayacaktır. Türk halkının demokrat kesimi Demokratik ulus çatısı altında demokratik anadolu ve kürdistan halklar konfederasyonunda yaşayacaktır. Gerici faşist unsurları kendi zulümlerinde helak olacaklardır . Elveren olursa İslam Devleti 2.0 sürümünde azgın katiller sürüsüne dönüşecektir . Yaşar ne yaşar ne yaşamaz ,ne kendinden ne de dünyadan bir şey anlamadığı halde çok çok bilmiş ukala takımı ise biz nasıl bu hale geldik diye dövünecektir.

Son anda Cem Yılmaz ,Turist Ömer ile birleşerek voltranı oluşturamaz ve Xale Şewketin işbirlikçiliği imdata yetişmezse Londra Köprüsü (londra nın ortadoğu daki köprüsü ) bifayda yıkılıyor... Yasını tutan olmayacaktır ...Helvasını kavurmak boynumuzun borcudur , tabi o zamana kadar salaklık bizi öldürmezse....

B. Andok

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

 

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Ozel  Devlet  Genel  Devlet  Beni  Silahlariniz  Degil  Ama  Salakliginiz  Oldurecek    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.